LATİN AMERİKA
FİDEL CASTRO RUZ: TENEFFÜS
11:45 20 Temmuz 2008
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Geçtiğimiz Salı günü elime Japonya’da başlıca endüstrileşmiş ülkelerin düzenlediği zirveye dair bir yığın haber ulaştırıldı. Bu konuyu –eğer soğuyup bayatlamazsa– daha sonra ele almak üzere bırakmaya karar verdim. Bir günlüğüne istirahat etmeyi seçtim. Ve Küba’ya 11 Temmuz’a kadar kalmak üzere gelmiş olan ‘Gabo’ ve eşi Mercedes Barcha’yla buluştum. Aslında onlarla sohbet etmek ve neredeyse elli yıllık dostluğumuzu yad etmek için nasıl da can atıyordum!
Che’nin önerisi üzerine bir haber ajansı kurmuştuk. İlk işe alınanlar arasında Gabriel García Márquez adlı mütevazı bir Kolombiyalı gazeteci de vardı. Tabii o vakitler ne Prensa Latina, ne Gabo’nun kendisi, işin ucunda Nobel Ödülü olduğunu tahmin etmiyordu, ya da kimbilir, belki de bu Kolombiyalı kasaba çocuğu, Yanki şirketinin muz plantasyonuna gömülü ufak bir kasabanın telgraf operatörünün oğlu, devler ülkesi ‘Brobdingnag’dan gelen hayal gücü sayesinde aklından bunu da geçirmişti! Ne de olsa âdet olduğu üzere, eline ne geçerse kardeşleriyle paylaşan yoksul bir aile çocuğuydu. Yine de babası, telgraf maniplesi sağolsun, sahip olduğu iş sayesinde Gabo’yu okutabilmişti.
Benim tecrübe ettiklerimse bunun tam zıddıydı. Biran’daki posta ofisi ve telegraf maniplesi, bir de ufak devlet okulu, mezramızda babama ait olmayan yegâne varlıklardı. Alınıp satılabilen her şey, tüm mallar ve hizmetler, Don Angel’e aitti. Ben de işte bu sayede okula gidebildim. Aracataca’yı [Márquez’in doğduğu kasaba] görme şerefine erişmedim. Ama 70’inci doğumgünümü Biran’da, Gabo’yla birlikte kutlama ayrıcalığım oldu.
1948’de, bir girişimimiz sonucunda Latin Amerika Öğrenci Kongresi’nin Kolombiya’da gerçekleşmesi de güzel bir fırsat olmuştu. Ne ilginçtir ki BD’nin direktifiyle düzenlenen Amerikan Devletleri Birliği (OAS) toplantısı da yine bu ülkenin başkentinde buluşacaktı.
Bogota’da, Kolombiyalı öğrenciler aracılığıyla Gaitán’ı (Jorge Eliécer Gaitán – 1948’de suikaste uğrayan Kolombiyalı halkçı lider) tanıma şansım oldu. Gaitán bize desteğini dile getirdi ve ayrıca bize, ‘Barış Duası’ diye anılacak olan konuşmasını içeren broşürler verdi. Bu konuşmayı, Kolombiya oligarşisinin gerçekleştirdiği köylü katliamlarını protesto etmek üzere, Bogota sokaklarından akan muazzam kitle gösterisinde yapmıştı. O gösteriye katılanlardan biri de Gabo’ydu.
‘Emanuel’in Saydamlığı’ adlı kitabında, şu anki Venezuela büyükelçimiz olan German Sánchez, Gabo’nun o döneme dair sözlerini aktarır. O ana kadar ilişkimizi talih belirlemişti.
Ama bugün dostluğumuz, uzun yıllar boyunca, her biri benim için ayrı bir tad taşıyan yüzlerce sohbet sayesinde geliştirdiğimiz ilişkinin ürünü. Garcia Márquez ile eşi Mercedes’le Küba’ya her gelişlerinde –ki yılda birden fazla kez uğrarlar– buluşup sohbet ederiz. Ve bu sohbetler, bir Kübalı devrimci lideri kıskacına alan, bilinçaltında ama sürekli varolan korkunç bir gerilime karşı, ilaç gibi gelirdi.
Kolombiya’da 4. İbero-Amerikan Zirvesi toplandığında, ev sahipleri, tarihi surlarla çevrili Cartagena şehrinde, Habana Vieja benzeri, tarihi bir atlı araba turu düzenlemişlerdi. Güvenlikten sorumlu Kübalı yoldaşlar benim, önceden planlanmış bu geziye katılmamın doğru olmayacağı uyarısında bulundular. Bu kaygılarının aşırı olduğunu düşünmüştüm. (Yine de her zaman profesyonelliklerini takdir etmişimdir.)
Oralarda bulunan Gabo’ya seslendim ve şaka yollu dedim ki: “Bizimle bu arabaya bin ki şimdi ateş etmeye başlamasınlar!” O da atlayıverdi. Bunun üzerine, bize katılmayan Mercedes’e, “Dünyanın en genç dulu olacaksın!” diye takıldım. Bunu da unutmamış! Atlar ağır yükleri altında seke seke yola koyuldular.
Daha sonra, Santiago de Chile’de başıma gelenin bir benzerinin o gün yaşandığını öğrendim. TV kamerasına gizlenmiş bir otomatik silah bana doğrultulmuştu, ama başındaki paralı asker ateş etmeye cesaret edemedi. Cartagena’da da dürbünlü tüfekler ve otomatik silahlar surların dibinde pusuya yatmışlardı. Ama tetikteki parmaklar yine donmuştu. Bu sefer neden, Gabo’nun başının hedefi engellemesiydi.
Dün, sohbetimiz sırasında bu olayı hatırlattım ve geçmiş vakalar ve sayıları hatırlamak konusunda Olimpiyat şampiyonu olan Mercedes’e ve Gabo’ya, Küba’da ve dışarıda birlikte yaşadıklarımıza ilişkin sorular sordum. Yeni Latin Amerika Sinema Vakfı, Küba tarafından kurulmuş ve başına da Garcia Márquez geçmişti. Yüzyılın ilk çeyreğinde hem olumlu hem olumsuz gelişmelerle anılan tarihi Quinta Santa Barbara’da konuşlanmıştı. Vakıf tarafından yönetilen Yeni Latin Amerika Sineması Okulu da San Antanio de los Banos’taydı.
O zamanlarki uzun siyah sakalıyla –ki bugün kar gibi beyazdır– Birri ve daha birçok Kübalı ve yabancı şahsiyet hafızalarımızdan geçti...
Birinci bölümünü bu hafta yayımladığımız  bu uzun makale, 9 Haziran 2008’de Granma’da,
10 Temmuz’da Prensa Latina’da yayınlandı.

20 TEMMUZ 2008 YAZI LİSTESİ
LATİN AMERİKA / Temmuz 2008 ARŞİV
06
13
20
LATİN AMERİKA / ARŞİV
 
BirGün Gazete Ekler
BirGün Pazar
Duvar Gazetesi
BirGün Forum
Araştırma Dosyaları
Latin Amerika
RengAhenk
Dünya Yalnız Bizim Değil
BirGün Kitap
Eğitim Dosyası
BirGün Gençlik
BirGün Gazete Portal
Portal Haberler
Fotoğraf Galerileri
Video Galerileri
Mesaj Tahtası
Duvar Yazıları