1.9.2013 - 0:41
Paylaş

Mahkum hakları BM standardında olmalı

İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi Cuma günü Eski Sümerbank önünde yaptığı basın açıklamasıyla hasta tutsakların durumuna dikkat çekerek serbest bırakılmalarını ve tutuksuz yargılanmalarını istedi...


Okuyucu Modunu Aç Okuyucu Modu Kapat Yazıyı Büyüt:

GÜLSEN CANDEMİR İZMİR

İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi Cuma günü Eski Sümerbank önünde yaptığı basın açıklamasıyla hasta tutsakların durumuna dikkat çekerek serbest bırakılmalarını ve tutuksuz yargılanmalarını istedi. Adli Tıp’ın güvenirliğinin kalmadığını iddia eden İHD sözcüsü, raporla cezaevinden çıkanların da sadece birkaç gün yaşayabildiğini söyledi. İHD sözcüsü Asya Kaya insan hakları savunucularının yıllardır hasta tutuklular için mücadele ettiğini belirterek, buna rağmen cezaevlerinde ölümü bekleyen 142 ağır hasta ve tedavi olmayı bekleyen 490 hasta tutuklunun bulunduğunu açıkladı.


DÜZENLEMELER SORUN ÇÖZMÜYOR
Kaya, hapishanelerdeki hasta mahkumların sağlık koşullarının düzeltilebilmesi için öncelikle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un bir bütün olarak değiştirilerek mahkum haklarının ilgili Birleşmiş Milletler standartlarına uygun hale getirilmesi gerekmektiğini belirtti. Kanun hakkında bilgiler veren Kaya şunları söyledi: "Kanun'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Ancak bu değişiklikler beklentilere cevap vermektde yetersiz kaldı.

ADLİ TIP ARTIK GÜVENİLİR DEĞİL
"Bu düzenlemeler bize göre sakıncalıdır. Adli Tıp Kurumu resmi tekel bilirkişisi olarak tarafsızlığını yitirmiş ve siyasal iktidarın politikalarına göre tutum alan bir kurum haline gelmiştir. Nitekim Adalet Bakanlığı verilerinden de anlaşılacağı üzere Adli Tıp Kurumu’nun kötü uygulamaları nedeni ile infazı geri bırakılmayan ağır hasta mahpuslar cezaevinde yaşamını yitirmekte ya da tahliye olduktan birkaç gün sonra yaşamlarını yitirmektedirler. Son günlerde yapılan 5 hasta mahpusun tahliyesi bile bir göz boyamadır. Halen belden aşağısı felçli, yatalak, elleri ve kolları olmayan, kendi ihtiyacını karşılayamayacak durumda, kanser hastalığının son aşamasında olan hasta mahpuslar cezaevinde bulunmaktadır. Bunun için de bugüne kadar yaptığımız çalışmaları, artırarak devam ettireceğiz. Ayrıca yapılan kanun değişiklikleri ve düzenlemelerin de takipçisi olduğumuzu bir kez daha yenilemek istiyoruz. Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı makamından beklentimiz, yetkilerini kullanarak, ağır hasta olan mahpusların bir an önce tahliyelerini sağlamalarıdır. Aksi takdirde yapılacak hiçbir düzenleme bir anlam ifade etmeyecektir.”


 

Editör :