9 Günlük bayram tatilini fırsat bilip memleketine kacanlardanım. Hem bir bayram tatili, hemde memleketimin halini, insanlarımın yaşamlarını yerinde görmek istedim. Öyle ya İstanbul’da oturup Anadolu’nun her hangi bir köyünde yaşayan insanlarının yaşam zorluklarını oturduğun yerden yazmak biraz ahkam kesmek olsa gerekir. Her ne kadar da oradaki zorlukları, zaman zaman eş, dost, akraba, arkadaşlar araçılığıyla duysak da olaylara bizzati şahit olmak, o insanlarla o zorlukları beraber yaşamak ve bölge insanının yaşamının zorluklarını yaşayarak görmek ve yazmak en doğrusudur. Sözü uzatmayayım 9 günlük bayram tatilinde Ardahan ilinin hanak ilçesinin köyunpınar (eski ismiyle saskara) köyüne gitim. Köy dediysem öyle 30-40 hanelik bir köy değil. 400 hanelik kasaba büyüklüğünde bir köy. Köye girer girmez herkesde bir su mevzusudur gidiyor, gelen sular ne zaman gelir, giden sular ne zaman gelir diyor. Sanki su İstanbul’dan yada Ankara’dan gelecek. Biri ordan, karakış geldi geliyor kar da kıyamette ne yapacağız diyor. Sizin anlayacağınız, bütün köylü, kadın, kız, yaşlı bir su tutturmuş gidiyor. Sordum.
Sularını ne zaman bu tarafa akmıyor.
Yaşlı bir amca.
Oğlum, sularımız bağlandı bağlanalı hiç akmadı ki dedi.
Nasıl yani?
Haberin yok mu? Duymadın mı? Birgün gazetesi yazdı.
Ne yazdı amca.
Köyunpınar köyü ve civar köylerin sularını, suyu olmayan bir dereye bağladılar diye yazdı.
Sonradan öğrendiğime göre, bu köyün yazın hiç suları akmamış. Birgün gazetesinde yazın yayınlanan habere göre su borularını döşeyene kadar su getirmek istedikleri derenin suyu kurumuş. Köylüler, yazın içme sularını akan dereden, caydan, eşek sırtında taşıyarak idare etmişler. Yaz olduğu içinde, malını davarınıda zaten akan derden ve çaydan sulamışlar. Ama kara kış geldi çattı, şimdi bu karda kıyamette, tipide kendi içme sularını eşeklerle taşıyarak içseler bile onca mallarına, davarlarına ne içirecekler diye kara kara düşünüyorlar. Hele birde sular donarsa ki hepten boku yedil diyorlardı ki, olan oldu akan çaylarda dondu. Orada kaldığım dokuz gün boyunca havanın soğukluğundan ve suların olmayışından bırakın banyo yapmayı bir kez olsun dolu dolu yüzümü yıkayamadım. Bir kez traş oldum kolanya yerine yüzüme su vurdum, inanın limon kolanyası traştan sonra insanın yüzünü nasıl yakıyorsa (bunu erkekler bilir) soğuk su yüzümü öyle yaktı. Geçe sıçaklık -27 derece evdeki olan sularda donuyor. İnanın bölge insanının bu soğuk kar, kış, kıyemet, tipi hiç mi hiç umurlarında değil ama sabah akşam su diyorlar başkada bir şey demiyorlar, yetkililere duyurulur, orada bir köy var uzakta 400 hanelik. Bir senedir suları akmıyor. O köy bizim köyümüzdür.
Recep S. TATAR
12.12.2008 Ardahan